38 derece vücut ısısı normal mi? İlgili Makale: 35a maddesi nedir ? Bir gecenin başlangıcı Kayseri’de kış her zaman biraz sert gelir. Rüzgârın camlara vurduğu o gecelerden biriydi. Evde yalnızdım. Aslında yalnızlık bazen iyi gelir insana, düşüncelerini toparlarsın, kendini dinlersin. Ama o gece farklıydı. İçimde garip bir huzursuzluk vardı, sanki bir şey olacakmış gibi. Akşamdan beri hafif bir kırgınlık hissediyordum. “Geçer” dedim, önemsemedim. Gün içinde dışarı çıkmıştım, üşütmüş olabilirim diye düşündüm. Ama gece ilerledikçe vücudumun içinden yükselen sıcaklık beni rahatsız etmeye başladı. Sanki içimde görünmeyen bir ateş yanıyordu. Kendime sürekli aynı soruyu soruyordum: “38 derece vücut ısısı normal mi?” Bu…
Yorum BırakTopluluk ve Fikir Yazılar
Giriş: Malzemelerle değil, anlamlarla örülü bir dünya Farklı kültürlerin yaşam pratiklerine bakarken, insanın en çok şaşırdığı şey çoğu zaman “aynı nesnenin” bambaşka anlamlar taşıyabilmesidir. Bir yerde sıradan bir ev eşyası olan şey, başka bir yerde ritüel bir anlam kazanabilir; bir toplumda teknik bir çözüm olarak görülen bir materyal, başka bir toplumda sembolik bir sınır çizgisine dönüşebilir. Alüminyum folyo gibi modern dünyanın gündelik bir malzemesi bile bu çok katmanlı anlam dünyasının parçasıdır. “Alüminyum folyo yalıtımda kullanılabilir mi? kültürel görelilik” sorusu yalnızca teknik bir merak değil, aynı zamanda farklı toplumların maddi kültürle kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini anlamak için bir kapıdır. Bu metin,…
Yorum BırakMerhaba! Durmuslargrup sayfasında bugün “Katmer’un hangi ülkenin” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Katmer Türk malı mı? Sokak muhabbetinden mutfak felsefesine uzanan absürt bir yolculuk Katmer Türk malı mı? sorusu ilk duyulduğunda kulağa biraz garip geliyor. Yani insan şunu düşünüyor: “Ben şimdi bunu gerçekten mi sorguluyorum, yoksa sadece açım da beyin boşluk doldurma çalışması mı yapıyor?” Ama İzmir’de 25 yaşında biri olarak söyleyebilirim ki, bazı sorular açlıkla değil, arkadaş ortamıyla tetikleniyor. Mesela geçen gün Kıbrıs Şehitleri’nde oturuyoruz. Masa kalabalık. Herkes bir şey anlatıyor, konu bir anda katmere geldi. Kimse hatırlamıyor nasıl oraya geldik ama bir anda biri dedi ki: “Katmer Türk…
Yorum BırakMerhaba! Alüminyum neyle eritilir üzerine hazırlanmış bu yazı, Durmuslargrup okuyucuları için özel olarak düzenlendi. Alüminyum Neyle Eritilir? Bir Madde, Bir Soru ve Üç Felsefi Katman Bir atölyede, yüksek sıcaklıkla çalışan bir fırının önünde duran biri için basit bir soru belirir: “Alüminyum neyle eritilir?” Yüzeyde bu soru teknik bir cevaba bağlanır; yaklaşık 660°C’de, özel endüstriyel fırınlarda, kontrollü enerjiyle alüminyum sıvı hâle getirilir. Fakat aynı soru, biraz daha uzun bakıldığında, yalnızca maddenin değil bilginin, varlığın ve sorumluluğun da sınırlarını yoklayan bir çağrıya dönüşür. Bir metalin erimesi, aslında “katı olanın ne zaman kimliğini kaybettiği” sorusunu da beraberinde getirir. Bir şey ne zaman hâl…
Yorum BırakArdahanlılara Neden At Hırsızı Deniyor? Kökeni, Algısı ve Gerçeklik Arasındaki Çizgi Toplumların birbirine taktığı lakaplar çoğu zaman gerçeklerden çok algılarla beslenir. “Ardahanlılara neden at hırsızı deniyor?” sorusu da tam olarak böyle bir alanın içinde duruyor: tarih, sosyoloji, kırsal yaşam pratikleri ve kulaktan kulağa yayılan anlatıların iç içe geçtiği bir gri bölge. Konya’da yaşayan 26 yaşında, hem mühendislik hem de sosyal bilimlere meraklı biri olarak bu konuya bakarken zihnimde sürekli iki ses birbirine karışıyor. Bir tarafım veriye, kanıta, mantıksal açıklamalara tutunmak istiyor; diğer tarafım ise insanların nasıl etiketlendiğini, bu etiketlerin ne kadar kırıcı olabileceğini düşünüyor. “İçimdeki mühendis” diyor ki: “Bir iddia…
Yorum BırakBir Defterin İçinde Başlayan Hikâye Sevgili okurlar, Durmuslargrup ekibi olarak bugün “√0 rasyonel mi” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz. Kayseri’de bir kış akşamı Kayseri’de kış her zaman biraz sert gelir. Rüzgâr apartman aralarına sıkışır, sanki bir şeyleri anlatmak ister de kelime bulamaz. Ben o gün yine odamdaydım. 25 yaşındayım ve hâlâ defter tutuyorum. Kimileri buna çocukluk alışkanlığı diyor, kimileri gereksiz buluyor ama benim için tek gerçek sığınak bu sayfalar. Camın buğusuna parmağımla küçük şekiller çiziyordum. Dışarıda kar başlamıştı. Sokaktan geçen arabaların sesi, sanki uzak bir geçmişten geliyormuş gibi boğuktu. İçimde ise garip bir boşluk vardı. Ne tam üzgün ne de…
Yorum BırakAltın Zamanla Yeşil Olur mu? Güç, Dönüşüm ve Siyasetin Kimyası Üzerine Bir Analiz Toplumsal düzeni anlamaya çalışan bir bakış açısından “altın” ve “yeşil” yalnızca renkler değildir. Altın; birikmiş serveti, kurumsallaşmış gücü, tarihsel ayrıcalığı ve çoğu zaman dokunulmaz kabul edilen iktidar yapılarını çağrıştırır. Yeşil ise hem çevresel dönüşümün hem de yeni siyasal ideolojilerin, özellikle ekolojik politikaların yükselişini simgeler. Ancak soru basit değildir: Altın gerçekten zamanla yeşile döner mi, yoksa yeşil, altının üzerini kaplayan yeni bir meşruiyet anlatısı mıdır? Bu sorunun etrafında dolaşırken mesele yalnızca metalik bir dönüşüm değil, iktidarın nasıl biçim değiştirdiği, kurumların nasıl yeniden üretildiği ve ideolojilerin hangi koşullarda toplumsal…
Yorum BırakKaynakların Kıtlığı ve Zamanın Farklı Kullanımı: Yaşlıların Gece Uykusuzluğu Üzerine Ekonomik Bir Analiz Kaynakların kıtlığı ve seçimlerin sonuçları üzerine düşünen herhangi bir birey için, yaşlıların neden gece uyumadığını sorgulamak sadece biyolojik bir konu değil, aynı zamanda mikro ve makro ekonomik perspektiften anlamlı bir analiz fırsatı sunar. Zaman, para ve sağlık gibi kıt kaynaklar, yaşlı bireylerin günlük kararlarını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Bu makalede, yaşlıların uyku alışkanlıkları ekonomik bir mercekten incelenirken, piyasa dinamikleri, bireysel karar mekanizmaları ve toplumsal refah ilişkileri üzerinden derinlemesine bir bakış açısı sunulacaktır. Mikroekonomik Perspektif: Bireysel Karar Mekanizmaları ve Fırsat Maliyeti Bireysel Seçimler ve Fırsat Maliyeti Mikroekonomi,…
Yorum BırakBir Ailenin İçinden Doğan Burs Yarışı: Zihnin Görünmeyen Katmanları İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri anlamaya çalışırken en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, “kaynak” algısının zihinde nasıl şekillendiği oluyor. Özellikle eğitim bursları gibi sınırlı imkanlar söz konusu olduğunda, mesele yalnızca ekonomik bir dağıtım problemi olmaktan çıkıyor; aile içi dinamikleri, bireysel öz-değer algısını ve sosyal kıyaslama süreçlerini derinden etkileyen bir psikolojik alan haline geliyor. “Bir aileden kaç kişi burs alabilir?” sorusu yüzeyde basit bir kural sorusu gibi görünse de, zihinsel temsillerde çoğu zaman “kim daha hak ediyor?”, “kimin hakkı daha fazla?” ya da “kimin geleceği daha öncelikli?” gibi çok katmanlı…
Yorum Bırak