Merhaba! Durmuslargrup sayfasında bugün “Katmer’un hangi ülkenin” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz.
Katmer Türk malı mı? Sokak muhabbetinden mutfak felsefesine uzanan absürt bir yolculuk
Katmer Türk malı mı? sorusu ilk duyulduğunda kulağa biraz garip geliyor. Yani insan şunu düşünüyor: “Ben şimdi bunu gerçekten mi sorguluyorum, yoksa sadece açım da beyin boşluk doldurma çalışması mı yapıyor?” Ama İzmir’de 25 yaşında biri olarak söyleyebilirim ki, bazı sorular açlıkla değil, arkadaş ortamıyla tetikleniyor.
Mesela geçen gün Kıbrıs Şehitleri’nde oturuyoruz. Masa kalabalık. Herkes bir şey anlatıyor, konu bir anda katmere geldi. Kimse hatırlamıyor nasıl oraya geldik ama bir anda biri dedi ki:
“Katmer Türk malı mı ya?”
Ve o an… masa ikiye bölündü. Bir taraf “tabii ki Türk” dedi, diğer taraf “emin misin ya, bak globalleşme falan var” diye başladı. Ben ise klasik moddayım: dışarıdan sakin, içeride Wikipedia sekmeleri çarpışıyor.
Katmer Türk malı mı? sorusunun sokaktaki gerçek karşılığı
Katmer Türk malı mı? sorusu aslında teknik bir soru değil. Daha çok “biz ne yiyoruz ve bunu ne kadar biliyoruz?” sorusu. Ama bunu böyle sorarsan kimse seni dinlemez, o yüzden insanlar işi biraz şakaya vuruyor.
Benim arkadaş grubunda olay şöyle gelişti:
— “Abi katmer Türk malı mı?”
— “Tabii ya, bizim işte bu, sabah kahvaltısının VIP versiyonu.”
— “Emin misin? Bak bak global markalar çıkmış olabilir.”
— “Kanka katmer zaten hamur, ne globali?”
Ben burada araya giriyorum:
“Bakın,” diyorum, “katmerin pasaportu yok ama kimliği net.”
Kimse gülmüyor ama ben kendime gülüyorum, o ayrı mesele.
İzmir’de katmer tartışması neden daha da komik?
İzmir’de her şey biraz daha rahat akar. Yani insanlar ciddi konuları bile hafif ironik konuşur. Katmer Türk malı mı? sorusu burada bir anda akademik tartışmaya dönüşmez, daha çok “abi bunu nerede yesek en iyisi?” seviyesinde kalır.
Ama işin komiği şu: herkes çok rahat konuşur ama kimse aslında tam emin değildir.
Bir arkadaşım dedi ki:
“Katmer kesin Türk ama hangi şehirden bilmiyorum.”
Bu cümle bana şunu düşündürdü: Biz bazı şeyleri sahipleniyoruz ama detaylara hiç bakmıyoruz. Tıpkı eski bir şarkıyı sever gibi… sözlerini bilmeden ezbere söylemek gibi.
Katmer Türk malı mı? ve içsel sorgu anları
Bazen kendi kendime düşünüyorum. Yani ciddi ciddi, gece 2’de mutfakta dolabı açarken:
“Katmer Türk malı mı?”
Bu soru neden aklıma geliyor bilmiyorum ama İzmir’de yalnız yaşamanın yan etkileri olabilir. Çünkü gece mutfağa girdiğinde sadece yemek aramıyorsun, biraz da düşünce arıyorsun.
Bir gece şöyle bir diyalog geçti içimde:
“Abi niye bunu düşünüyorsun?”
“Bilmiyorum.”
“Katmer işte, ye geç.”
“Ya ama kültür falan…”
“Dostum sen açsın.”
Ve haklıydı.
Ama yine de insan düşünüyor. Çünkü katmer sadece bir hamur işi değil, aynı zamanda bir “biz neyi biz yapan şey?” sorusu.
Arkadaş ortamında katmer felsefesi
Bir başka gün sahilde oturuyoruz. Çaylar gelmiş, simitler yarı yenmiş. Konu yine bir şekilde katmere bağlandı.
— “Katmer Türk malı mı?”
— “Abi bu soru çok 2012 Twitter sorusu gibi.”
— “Cevap ver ama.”
— “Tamam veriyorum: evet ama aynı zamanda evrensel.”
Ben burada içimden diyorum ki: “Evrensel katmer fikri mi? Bu iyiymiş.”
Sonra kendi kendime gülüyorum. Yanımdaki arkadaş:
“Niye güldün?”
“Katmer evrenselmiş.”
“Sen iyi misin?”
İyiyim. Sadece fazla düşünüyorum.
Katmer Türk malı mı? ve mutfak kimliği meselesi
Şöyle bir gerçek var: Yemekler sadece yemek değildir. Bunu artık herkes biliyor ama kimse günlük hayatta ciddiye almıyor.
Katmer Türk malı mı? sorusu aslında şu anlama geliyor:
“Bu tat kime ait ve biz bunu neden sahipleniyoruz?”
Ama bunu böyle sorunca sohbet bozuluyor. O yüzden insanlar daha basit konuşuyor:
“Abi güzel mi? Güzel. O zaman bizim.”
Bu kadar.
Ama ben İzmir’de 25 yaşında biri olarak bazen bu basitliğe yetişemiyorum. Çünkü beynim sürekli küçük analizler yapıyor.
Mesela:
“Katmer Türk malı mı?”
→ “Evet.”
→ “Peki neden farklı şehirlerde farklı yapılıyor?”
→ “Dur bir dakika…”
Ve işte o noktada zihnim crash veriyor.
Kafede tek başına katmer düşünmek
Bir gün Alsancak’ta tek başıma oturuyorum. Önümde kahve, telefonda hiçbir şey açık değil. Nadir bir an. Ve garson geliyor:
“Bir şey daha alır mısınız?”
“Katmer Türk malı mı?” diye sorasım geldi ama sustum.
Çünkü bazen bazı sorular sadece kafanın içinde güzel duruyor.
Ama iç sesim konuştu:
“Sen şu an neden katmeri düşünüyorsun?”
Çünkü dedim, çünkü hayat bazen gereksiz görünen sorularla anlam kazanıyor.
Katmer Türk malı mı? ve internet çağının kafa karışıklığı
İnternet çağında her şey biraz bulanık. Bir şeyin kökenini öğrenmek 3 saniye ama insanlar yine de tartışmayı seçiyor.
Katmer Türk malı mı? sorusu da böyle bir şey. Aslında cevabı basit olabilir ama insanlar basit cevapları sevmiyor.
Çünkü basit cevap sohbeti bitirir. Oysa insanlar sohbeti uzatmak ister.
Geçen gün bir grup chatinde yazışma:
— “Katmer Türk malı mı?”
— “Google’a baksana”
— “Baktım ama emin olamadım”
— “Nasıl emin olamadın ya?”
Ve sohbet 2 saat sürdü. Konu hâlâ net değil ama herkes mutlu.
İç sesin komik sabotajları
Bende şöyle bir durum var: iç sesim bazen fazla aktif.
Mesela marketteyim:
“Al şunu.”
“Katmer Türk malı mı?”
“Dostum burası süt reyonu.”
Ya da:
“Bu ekmek güzelmiş.”
“Katmerle bağlantısı var mı?”
Yok.
Ama beyin bazen bağlantı kurmayı bırakmıyor.
Katmer Türk malı mı? ve aidiyet hissi
Aslında bu sorunun arkasında başka bir şey var. Aidiyet.
İnsanlar bir şeyi severken ona ait hissetmek istiyor. Katmer de bu yüzden önemli. Çünkü sadece bir yiyecek değil; sabah, kahvaltı, sohbet, aile, mahalle…
Katmer Türk malı mı? sorusu aslında şunu da soruyor:
“Biz neyi sahipleniyoruz?”
Ve burada iş biraz ciddileşiyor.
Ama ben İzmir’de yaşıyorum, o yüzden ciddiyet maksimum 2 dakika sürüyor, sonra biri espri yapıyor ve konu dağılıyor.
Günün sonunda katmer meselesi
Akşam oluyor. Gün bitmiş. Telefonu kenara koymuşum.
Düşünüyorum:
“Bugün ne öğrendim?”
Cevap basit:
Katmer Türk malı mı? sorusu aslında sadece bir yemek sorusu değilmiş.
Ama sonra kendime diyorum ki:
“Tamam, fazla düşünme. Yarın yine düşünürsün.”
Ve mutfağa gidip dolabı açıyorum.
İç ses:
“Katmer var mı?”
“Yok.”
“Üzücü.”
Ama hayat da biraz böyle zaten. Basit şeyleri gereğinden fazla düşünmek ve sonra aç kalmak.
Son bir söz gibi değil de, iç mırıldanması
Katmer Türk malı mı? sorusu belki de hiçbir zaman tek bir cevaba bağlanmayacak. Çünkü mesele cevap değil, o sorunun etrafında dönen sohbetler.
Arkadaşlarla gülmek, bazen gereksiz tartışmak, bazen ciddiye almak, bazen de tamamen saçmalamak…
İzmir’de 25 yaşında biri olarak şunu öğrendim: Bazı soruların cevabı değil, yarattığı muhabbet değerlidir.
Ve katmer… o muhabbetin tam ortasında durur.
Umarız “Katmer’un hangi ülkenin” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Durmuslargrup ailesiyle kalmaya devam edin!
İlgili Yazımız: Japonya hangi hukuk sistemiyle yönetiliyor ?