Ardahanlılara Neden At Hırsızı Deniyor? Kökeni, Algısı ve Gerçeklik Arasındaki Çizgi Toplumların birbirine taktığı lakaplar çoğu zaman gerçeklerden çok algılarla beslenir. “Ardahanlılara neden at hırsızı deniyor?” sorusu da tam olarak böyle bir alanın içinde duruyor: tarih, sosyoloji, kırsal yaşam pratikleri ve kulaktan kulağa yayılan anlatıların iç içe geçtiği bir gri bölge. Konya’da yaşayan 26 yaşında, hem mühendislik hem de sosyal bilimlere meraklı biri olarak bu konuya bakarken zihnimde sürekli iki ses birbirine karışıyor. Bir tarafım veriye, kanıta, mantıksal açıklamalara tutunmak istiyor; diğer tarafım ise insanların nasıl etiketlendiğini, bu etiketlerin ne kadar kırıcı olabileceğini düşünüyor. “İçimdeki mühendis” diyor ki: “Bir iddia…
Yorum BırakEtiket: bir
Bir Defterin İçinde Başlayan Hikâye Sevgili okurlar, Durmuslargrup ekibi olarak bugün “√0 rasyonel mi” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz. Kayseri’de bir kış akşamı Kayseri’de kış her zaman biraz sert gelir. Rüzgâr apartman aralarına sıkışır, sanki bir şeyleri anlatmak ister de kelime bulamaz. Ben o gün yine odamdaydım. 25 yaşındayım ve hâlâ defter tutuyorum. Kimileri buna çocukluk alışkanlığı diyor, kimileri gereksiz buluyor ama benim için tek gerçek sığınak bu sayfalar. Camın buğusuna parmağımla küçük şekiller çiziyordum. Dışarıda kar başlamıştı. Sokaktan geçen arabaların sesi, sanki uzak bir geçmişten geliyormuş gibi boğuktu. İçimde ise garip bir boşluk vardı. Ne tam üzgün ne de…
Yorum BırakParke Kayganlığı Nasıl Giderilir? Günlük Hayatta Fark Edilen Ama Küresel Bir Sorun Herkese merhaba! Bugün Durmuslargrup olarak sizlere “Parke kayganlığı nasıl giderilir” hakkında rehber niteliğinde bir yazı sunuyoruz. Bursa’da yaşayınca şunu net görüyorsun: hava nemli, zemin sürekli bir “yarı kayganlık” halinde. Özellikle kışın eve girince ayakkabının altındaki su, parke üstünde ince bir tabaka bırakıyor ve o an fark etmesen bile bir iki gün içinde o zemin resmen buz pisti gibi hissettirebiliyor. Geçenlerde işten dönerken apartmanda komşunun çocuğu kayıp düştü, çok şükür ciddi bir şey olmadı ama o an aklıma direkt şu geldi: parke kayganlığı nasıl giderilir sorusu aslında sadece ev…
Yorum Bırakİğ İplikleri Hangi Evrede Oluşur Bitki? Hücre Bölünmesinin Görünmeyen İskeleti Bugünkü makalemizde “İğ iplikleri hangi evrede oluşur mayoz” ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz. Eskişehir’de üniversitede çalışan 27 yaşında bir araştırmacı olarak, laboratuvarda mikroskop başında geçirdiğim zamanların çoğu aslında gözle göremediğimiz bir dünyanın peşinde koşmakla geçiyor. İlk bakışta sıradan gibi duran bir bitki hücresi, içine yaklaştıkça adeta bir şehrin trafiği, iskeleti ve organizasyonu gibi karmaşık bir düzene dönüşüyor. Bu düzenin en kritik oyuncularından biri ise “iğ iplikleri”. İğ iplikleri hangi evrede oluşur bitki? sorusu, biyoloji derslerinde çoğu zaman ezberlenip geçilen ama aslında hücre bölünmesinin kalbini anlamamızı sağlayan çok önemli…
Yorum BırakJaponya cumhuriyetle mi yönetiliyor? İlk bakışta çok basit ama aslında oldukça katmanlı bir soru İnsan bazen bazı ülkeler hakkında çok net sandığı şeylerde bile yanılabiliyor. Ben de Japonya’yı ilk merak etmeye başladığımda, zihnimdeki tablo biraz karışıktı. Çocukken anime izleyip “imparatorluk” kelimesini duysam da, okulda öğrendiğimiz siyasal sistemler arasında Japonya’yı nereye koyacağımı tam oturtamazdım. Özellikle “Japonya cumhuriyetle mi yönetiliyor?” sorusu, ilk bakışta evet ya da hayırla cevaplanabilecek kadar basit gibi görünse de, işin içine girdikçe çok daha ilginç bir yapıyla karşılaşıyorsunuz. Ankara’da üniversite yıllarımda ekonomi derslerinde devlet modelleri anlatılırken hocanın Japonya’yı örnek verdiği bir anı hatırlıyorum. Tahtaya “constitutional monarchy” yazmıştı. O…
Yorum BırakMerhaba! Durmuslargrup sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “İslam’da kaç mertebe vardır” var. Bu içeriğimizin sonuna geldik. Durmuslargrup olarak “İslam’da kaç mertebe vardır” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz. Cesaretsizlik neden olur? Ankara’da bir veri meraklısının zihninden Ankara’da bir apartman dairesinde yaşıyorum. 25 yaşındayım. Ekonomi okudum ve mezun olduğumdan beri veriyle uğraşıyorum. Sayılar, grafikler, regresyonlar, küçük trendler… Gün içinde Excel dosyalarıyla, raporlarla, bazen de sıkıcı dashboard’larla boğuşuyorum. Ama garip bir şey var: Rakamlarla bu kadar iç içeyken bile insan davranışlarını açıklamak hâlâ en zor şey. Özellikle de “cesaretsizlik neden olur?” sorusu… Bunu hem işimde görüyorum hem de kendi hayatımda sürekli hissediyorum. Bugün biraz…
Yorum BırakHemşirenin Bir Üstü Nedir? Eğitim ve Öğrenme Perspektifinden Bir Değerlendirme Öğrenmenin gücü, her bireyin içsel potansiyelini ortaya çıkarmasına yardımcı olabilecek dönüşümün anahtarıdır. Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil; aynı zamanda insanların dünyayı daha derinlemesine anlamalarını ve kendilerini geliştirmelerini sağlayan bir süreçtir. Bir eğitimci olarak, her gün öğrenci ve bireylerin nasıl büyüdüğünü, geliştiğini ve güçlendiğini görmek, bu sürecin ne kadar derin bir etkisi olduğunu anlamama yardımcı oluyor. Bugün, sağlık sektörü üzerine düşündüğümüzde, çok sayıda bireyin her gün canlarını ortaya koyarak çalıştığı bir meslek grubu olan hemşireliğin, nasıl bir üst seviyeye taşınabileceği sorusunu ele alacağız. Hemşirelik Mesleği ve Yükselme İhtiyacı Hemşirelik, sağlık…
8 Yorumİkamet İçin Randevu Nasıl Alınır? Tarihsel Bir Bakışla Devlet, Birey ve Düzen Arayışı Bir tarihçi olarak geçmişi incelerken hep aynı gerçeğe rastlarım: insan, düzenin içinde yaşamak ister. Mısır’daki ilk kayıt defterlerinden Osmanlı’nın nüfus tahrirlerine kadar her medeniyet, kim nerede yaşıyor, kime bağlı, hangi haklara sahip — bunları bilmek istemiştir. Bugün dijital çağda “İkamet için randevu nasıl alınır?” diye sorduğumuzda, aslında bu kadim düzen arayışının modern bir tezahürüne tanıklık ederiz. İkamet randevusu almak, sadece bir bürokratik işlem değil; bireyin toplumsal yapıyla kurduğu ilişkinin sembolüdür. Tarihin Derinliklerinden Günümüze: İkametin Evrimi Tarih boyunca ikamet, yani bir yerde yaşama hakkı, hem kimlik hem de…
8 YorumÇalıkuşu Kamran Feride’yi Aldattı mı? Bir Edebî Olayın Pedagojik Okuması Bir eğitimci olarak her metinde, her karakterde ve her olayda bir öğrenme fırsatı görürüm. Çünkü öğrenme, yalnızca bilgiyi edinme süreci değil; aynı zamanda duygular, değerler ve davranışlar arasında bir köprü kurmaktır. Reşat Nuri Güntekin’in unutulmaz eseri Çalıkuşu da bu anlamda sadece bir roman değil, insan olmanın, hata yapmanın ve değişmenin pedagojik bir hikâyesidir. Romanın merkezindeki soru — “Kamran Feride’yi aldattı mı?” — yalnızca bir aşk meselesi değildir. Bu soru, öğrenme teorilerinin en derin noktasına dokunur: İnsan hatalarından öğrenebilir mi, yoksa bazı hatalar öğrenmenin ötesinde midir? Bir Duygunun Eğitimi: Hata ve…
8 Yorum